komik videolar
Cumartesi, 27 Aralık 2008komik mi komik videolar sakatlık numarası
komik mi komik videolar sakatlık numarası
beşiktaş kan kaybetmeye devam ediyor gatasarayada 4 2 yenildiler sanırım iş erturul saglam ile ilgili deyil ve nustafa denizlide bu işin içinden bakalım nasıl cıkıcak beşiktaş gibi bir takımın son yıllarda bukadar kısır döngünün içinde olmasının bence tek sebebi yönetimdir yönetimin deyişme vakti geldide geciyor bile hayırlısı bakalım 2 ci yarı nasıl bir beşiktaş izleyeceyiz
Bir gün askeri bölgeye giderken otomobili bozuldu.
- Yürüyelim, otomobil yapılınca arkadan gelsin, dedi.
Atamızla arkadaşları yürüdüler. İlerden Mehmetçik bağırdı:
- Dur. Kimsin?
Durdular, Mehmetçik geldi:
- Buralara Atamız gelecek. Geçmek yasaktır.
Ata güldü:
- İyi bak, Atatürk bana benzer mi?
Mehmetçik baktı, gözleri parladı.
- Benzemeye benzer ama, askerlik bu, bir de onbaşım görsün, dedi.
Osmanlı ordusu Mısır seferine giderken haliyle bağlık - bahçelik yerlerden geçiliyordu. Salkım üzümler, olgunlaşmış elmalar, armutlar ve daha türlü türlü meyveler vardı.
Ordu Gebze yakınlarında konakladığı zaman, Yavuz Sultan Selim’in içine bir şüphe düştü: “Acaba askerim sahibinden izinsiz üzüm ve elma koparmış olabilir mi?” diye düşünüyordu. Hemen Yeniçeri Ağası’nı çağırdı ve durumun araştırılmasını emretti.
Heybeler - torbalar araştırıldı, iyice soruldu ama, asker üzerinde hiç bir iz bulunamadı. Yeniçeri Ağası gelip durumu söylediğinde Padişah rahatlamıştı. El açıp dua etti:
“Ey Allah’ım!.. Bana haram yemeyen bir ordu ihsan ettiğin için Sana şükürler olsun.”
Sonra Yeniçeri Ağası’na dönüp şunları söyledi:
“Eğer askerlerim içinde bir tek kimse sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yese idi, Mısır seferinden vazgeçerdim. Çünkü ağa, haram yiten bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz!..”
Yıllardır kilo verme takıntısı yüzünden yağlı yiyecekleri ve karbonhidratlı besinleri tüketmiyorsunuz. Dünyada ise trend aç kalarak zayıflatan sıkı diyetler yerine sağlıklı besin tüketerek zayıflamak.. Amerika’da Şubat 2008′de yapılan bir araştırmaya göre, kadınların yüzde 26’sının ve erkeklerin yüzde 16’sının zayıflama diyeti uyguladığı belirlendi. Bu veriler 1990′larda erkeklerde yüzde 29, kadınlar da yüzde 39′du. Aynı dönemde yapılan diğer bir araştırmada, yaklaşık 800 yetişkinin yüzde 79′u sadece mutlu olmak için yediklerini ve yüzde 73′ü de favori yiyeceklerinden vazgeçemedikleri için diyet yapmayı bıraktıklarını söyledi.
Amerika Diyet Kurumu Sağlıklı Beslenme Uzmanı Jeannie Gazzaniga Moloo, sağlıklı tüm yiyecekleri tüketip, egzersiz yaparak sağlıklı kalınabileceğini belirtti.
Sağlıklı beslenme, diyet..
Bazı uzmanlara göre insanların geçmişteki yanlış beslenme alışkanlıklarını değiştirmek için diyet yapmaya devam ediyor. Kişilerin çevresindekiler kiloluysa şişmanlamamaları imkansız. Bu nedenle uzun uzadıya yapılan diyet planlarından daha önemlisi sağlıklı beslenme ve yaşama planı oluşturmak.
Çok değil ama iyi yiyecekler tüketin
Organik ya da yörenizde yetişen yiyecekleri yiyin. Her meyve ya da sebzeyi mevsiminde tüketin. Kendinizi kötü hissettiğiniz zamanlarda sağlıklı besinler yiyin için. Yapılan araştırmalara göre obez kadınların yüze 20′inden fazlası sebze ve meyve yiyerek, yağlı yiyeceklerden uzak durarak zayıflayabildi. Sağlıklı beslenmek için daha çok bitkisel ve kepekli, doğal olarak düşük yağlı, tuzlu ve şekerli besinleri tüketin.
Yavaş çiğneyin
Kilo vermek için sadece ne yediğiniz değil, nasıl yediğiniz de önemli.. Sağlıklı beslenmek için dikkat etmeniz gereken diğer konu ağırlıklı olarak ev yemekleri yiyin. Yemeklerin ne kadar, ne içerdiğini bilirseniz kilonuzu daha rahat kontrol edersiniz. Aynı zamanda, acele yemek yemeyin. Yemek yerken keyif alırsanız daha az yersiniz. Masa da sohbet etmeyi seviyorsanız beyninize doyduğunuz sinyalleri gönderin. Daha az yerseniz daha mutlu olacağınızı hatırlayın.
Mutsuz olduğunuzda sadece elinizde ne olduğunu, mutlu olduğunuzda ise gelecekle ilgili fırsatları görürsünüz. Bu bir mantra değil. Chicago Üniversitesi Psikiyatristi Aparna A. Labroo ve Georgia Üniversitesi Psikiyatristi Vanessa M. Patricky, yaptıkları bir araştırmada insanların içinde bulundukları durumun onların kararlarını nasıl etkilediğini belirledi.
Ruh hali deneyimleri
Psikiyatrist Labroo ve Patrick, kolej öğrencileri üzerinde iyi ve kötü ruh halinin onların kararlarını nasıl etkilediğini ve bakış açılarının ne olduğunu araştırdı. İlk adımda kolek öğrencilerine 10 tane iş listesi verildi. Listedeki işlerin yanına gülümseme ve asık surat işaretleri koymaları istendi. Belirtilen işaretlere göre kişiler gruplandırıldı. Onları mutlu ve mutsuz eden işler verildi. Bu sırada sınavın neden gerekli olduğu ve yaşamlarını nasıl etkilediği soruldu. Mutlu olanlar gelecekteki akademik kariyerleri için sınavın önemli olduğunu belirtirken, mutsuz olanlar neden sınav yapıldığını sorguladı.
Mutsuzken karar vermeye çalışmayın
Araştırma sonucunda insanların mutlu ya da mutsuz olmalarına göre olaylara olumlu ya da olumsuz yaklaştığı, mutsuz olanların o ana göre değerlendirme yaptıkları, mutlu olanların geleceği düşünerek değerlendirme yaptıkları görüldü. Psikiyatrist Labroo ve Patrick, “insanlar içinde bulundukları durumu daha iyi değerlendirmek için anın dışına çıkıp resmin bütününü görerek olaylara pozitif bakmalılar. Negatif ruh hali ise gelecekle ilgili fırsatları görmeyi engelliyor, olumsuz kararlar alınmasına neden olabiliyor. Gelecekle ilgili kararlar alırken mutlu olduğunuz zamanları tercih edin” diye belirtti.
En son kendinizi ne zaman seksi hissettiniz? Mini siyah elbise, topuklu ayakkabılar ve mükemmel bir ruj seksi midir? İşte alay konusu oluyor musunuz? İpek kıyafetlerin içinde olmak seksi mi? Güzel bir parfüm sürme, iyi bir kıyafet giyme, biraz bacak göstermenin tüm erkekleri etkilediğini herkes bilir. Ancak bir erkeği aşık eden şeyler neler? Bir erkek aşık olduğunda sizin herşeyiniz ona çekici gelebilir ve ne kadar doğru biri olduğunuzu düşünebilir. Bir erkeğe makyaj, seksi kıyafetler hepsi bir maske olarak gelebilir. O, maskenin arkasındaki herşeyden memnun olan bir kadına aşık olur.
Yüksek topuklar ve dekolte mi yoksa doğal güzellik mi daha seksi?
Erkekler, yüksek topuklu ayakkabılar, derin dekolteli kıyafet giyen kadınları nadiren seksi buluyor. Dudakları dolgun gösteren ruj kullanan kadınları da öpmek istemiyor. Mum ışığında sevişmeyi kadınlar seksi bulurken, mum ışığı onlar için çok önemli değil. Erkeklere göre TV karşısında uzanarak dinlenen, oldukça sakin görünen makyajsız ve mücevhersiz bir kadın daha seksi. Doğal güzellik erkekleri, kadının Barbie bebek gibi görünmesinden daha fazla etkiliyor.
Sessiz mi yoksa sempatik mi daha seksi?
Erkekler, olayları tutkulu ve içten anlatan, sıcak bir gülümsemeye sahip, söyledikleri dinlenen kadınları daha seksi buluyor. Kendini ifade etmede başarılı ve dikkat çekici kadınlar erkeklere her zaman cazip geliyor. Başka erkeklerin ve kadınların imrenerek baktıkları bir kadına sahip olma duygusu erkekler için çok seksi.. Politikadan anlayan, zekice konuşan, dünyaya bakışı farklı biri de erkekleri cezbediyor. Olaylar ve politika hakkında bir kadınla konuşmaktan zevk alıyorlar. Özellikle düşüncelerini karşısındaki kırmadan anlatabilen, söylediklerinin arkasında duran bir kadın erkekleri yatağa çekiyor.
Başarıyı paylaşmak mı yoksa hayalleri paylaşmak mı daha seksi?
Kadınlar sevdikleri şeyi yaptıklarında ve başarılı olduklarında seksi hissediyorlar. Erkeklere göre hoşlandıkları bir kadınla aynı hayali paylaşmak daha seksi. Özellikle gelecekte hoşlandıkları kadından ilk başta çocuk sahibi olma fikrine karşı çıkan erkekler sonrasında bu fikri oldukça seksi buluyor.
Ateşli anne ya da dünyanın annesi mi daha seksi?
Kadınlar anne olduktan sonra kadın olmayı daha seksi buluyor. Anne olduktan sonra davranışlardan kıyafetine kadar daha seksi görünen kadınlar oldukça fazla. Erkeklere göre çocuklarıyla ilgilenen, iyi ilişkilere sahip bir kadın daha seksi. Anaç, içgüdüleriyle hareket eden, sempatik bir kadın erkek için çok daha seksi. Özellikle çocuklarıyla yakından ilgili, onlarla onların yaşına inerek rahatça hareket edebilen bir kadın her erkeğe seksi geliyor.
Mükemmel salon kadını ya da dağınık ve tatlı mı seksi?
İlk başlarda kadınlar erkekleri etkilemek için saçlarını salıyor, makyaj yapıyor, yüksek topuklu ayakkabılar giyiyor. İyi göründükçe kendini güvende ve daha seksi hissediyor. Erkekler ise tüm bunlara ne yazık ki önem vermiyor. Onlar için kişinin doğal enerjisi önemli.. Kadınların dağınık ve kabarık saçlı hallerini daha çok seviyor. Spor yaparken giyilen beyaz bir tişört, eşofmanla da bir kadın erkeğe seksi gelebiliyor.
Günü paylaşmak mı yoksa geceyi paylaşmak mı daha seksi?
Kadınlar, özellikle çocukları olanlar gün içinde yapması gerekenler olduğu için geceleri daha seksi buluyor. Erkekler ise gün içinde bir kadının kendisi için veya ailesi için yaptıklarını izlemeyi daha seksi buluyor. Günün belirli zamanlarında değil her haliyle her zaman seksi olan bir kadını tercih ediyorlar.
Çekoslovakya Charles Üniversitesi bilim adamlarınca 2.300 kadınla yapılan anket sonucu ortaya çıkan gerçek bir hayli şaşıtıcı. Bugüne kadar kadınların en büyük zevki olarak sunulan önsevişme olayı meğer sadece bir efsaneymiş. Kadınlar için en önemli ve sevişirken zevk almalarını sağlayacak en önemli unsurun ön sevişme olduğu hep vurgulanır. Hatta uzmanlar erkekleri bu konuda her zaman sağduyuya davet eder. Ancak yapılan bu araştırma gösterdi ki kadınlar sevişmenin kendisinden daha çok hoşlanıyorlar. Ortalama bir önsevişmenin 15.5 dakika ve sevişmenin 16.2 dakika olarak belirlendiği bu araştırmaya göre kadınların iyi bir orgazm yaşamalarının sırrı gerçekten uzun ve iyi bir sevişmeden geçiyor.
Batı İskoçya Üniversitesi profesörlerinden Stuart Brody ve Çekoslavakya Charles Üniversitesi profesörlerinden Peter Weiss’ın yaptığı açıklamaya göre seks terapistleri ve eğitimciler önsevişme konusuna eğilmek yerine sevişmenin kalitesine önem vermeliler.
Eşinizle çoğu konuda anlaşamıyorsunuz ve yavaş yavaş yolun sonuna geldiğiniz konusunda şüpheleriniz var. Eşinizle ya da sevgilinizle suçlayıcı ve kırıcı olmadan sadece sorunlarınızı konuşarak, dostça konuşmanız mümkün mü? İşte sorunlarınızı konuşurken karşınızdaki incitmeden duygularınızı anlatmanın yolları..
Sorunlarınızı yazın: Kağıt, kalem alın ve bulaşıklar, ev düzeni, geç gelmeler gibi sorunlar yaşıyorsanız bunları not edin. Sorunları listeledikten sonra sizin mi yoksa onun mu bu sorunların nedeni olduğunu yazın.
Sorunlarınızı doğru bir şekilde paylaşın: Sorunlarınızı ve olması gerekenleri açıklayın. Örneğin; ev dağınık. Eve geldiğinizde lavoboda, tezgahta bulaşık yığını varsa temizlik için eşinizden yardım isteyin. Bunu söylediğinizde temizlik hastası olduğunuzu söylüyorsa ve etrafta kirlileri dağınık bir şekilde duruyorsa bu sorunları çözmelisiniz.
Onun hakkında ne düşünüyorsunuz?: Söylenmeyenler hakkında neler hissediyorsunuz? Örneğin eşinizin hantal ve tembel olduğunu, temizlikten midesi bulanan biri olduğunu mu düşünüyorsunuz? O sizi temizlik hastası olmakla suçlarken sizin düşündüklerinizi söylememenizin nedenleri ne oldu? Örneğin çok geçti ve yorgundunuz. Onu yalnız bırakarak yanından ayrıldınız. Sizi neden bu kadar kötü suçlamasına izin verdiniz? Sadece evin temiz olmasını istediğinizi onunla paylaşmak istemiş olabilirsiniz.
İlişkinize dışarıdan bakın: Kağıda döktüğünüz duygularınızı iyice okuyun. Olayları nasıl değerlendirdiğinizi iyice inceleyin. Problemleri nasıl tanımladınız, gerçekten belirttiğiniz gibi bir durumun içinde misiniz? İşten eve geldiniz ve mutfaktaki bulaşıkları gördünüz. Bu durum sizi nasıl etkiledi? Örneğin; ‘Yorucu bir iş gününün ardından yine bulaşıkları yıkamak zorundayım’ diye düşünmüş olabilirsiniz.
Duygularınıza odaklanın: Yazınızda bu olay karşısında ne hissettiğinizi okuyun. Mutsuz ve üzgün mü hissediyorsunuz? Yaşadığınız sorunda çözümün nasıl olmasını isterdiniz? Eve geldiniz, bulaşık yoktu ve rahat hissettiniz.
Yazdıklarınıza eşiniz ve sizin gözünüzle bakın: Neler hissettiğinizi, nasıl hissetmek istediğinizi kırıcı olmadan anlatabildiniz mi? Örneğin; yazdıklarınızın ‘Eve geldiğimde lavaboda kirli bulaşıklar vardı. Çok yorucu bir gün geçirmiştim ve bulaşıkları yıkamak bana oldukça zor geldi. Geldiğinde benim için bulaşıkları yıkayabilir misin?’ tarzında yumuşak bir söylemde olması gerekiyor.
Sorunu belirledikten sonra konuşun: Ne istediğinizden eminseniz, eşinizle belirlediğiniz sorun hakkında ilk fırsatta oturun ve konuşun. Canınızı sıkan bazı şeyler olduğunu ve şimdi bu konuda konuşmanızın mümkün olup olmadığını sorun. Hayırsa ne zaman öğrenin..
Konuşurken bunlara dikkat edin!
Sorularınızın cevabı zor olabilir. Neden böyle düşündüğünüzü netleştirinceye kadar sorunları paylaşmayın.
Konuşurken suçlayıcı, bıktırıcı, ortamı gerici sözcükler kullanmayın.
Açık ve sadece sorunla ilgili konuşun. İnsanın kendisini başkasının yerine koyması zor olabilir, duygularınızı daha iyi anlaması için ona yardımcı olun.
Ona doğru şeyi söylemek için zaman ayırın ve düşünün. Seçtiğiniz kelimeler hala suçlayıcı ve tahrik edici olabilir.
Duygusallığınızı belli etmekten hoşlanmayabilirsiniz ancak duygusal hissedin ve duygularınızla konuşun.