|
Reklamın Amacı
Reklam esas itibariyle hedef aldığı tüketici kitlesi üzerinde
belirli bir etki yaratmak ve bu kitlenin düşünme ve
alışkanlıklarını etkilemek yolu ile satın almaya yönlendirmek ve
işletmenin karlılığını arttırmak amacını taşır. İşletme, malların
tüketici nezdindeki fayda maliyet dengesini reklam yolu ile
işletme açısından daha karlı olacak biçime dönüştürmüş olur.
Yukarıdaki amaca varabilmek için reklamın hedef aldığı tüketici
kitlesine ulaşması, mesajlarını bu kitleye verebilmesi
gerekmektedir. Bu da reklamın öncelikle iletişim amacını yerine
getirmesiyle mümkün olabilir.
Bir iletişim aracı olan reklam, sürecin tüm öğelerini bünyesinde
toplamaktadır. Kaynak, reklam veren kişi, kurum ya da kuruluştur.
Çünkü bir firma tarafından bir ürünün sadece üretilmesi satış için
yeterli bir koşul değildir. Üretim, fiyatlandırma, dağıtım
kanalları vb. kadar önem taşıyan bir unsur da üretilen malın, o
malı hiç tanımayan hedef tüketici kitle tarafından tanınması,
özelliklerinin bilinmesi ve satın alma isteğinin sağlanmasıdır.
Reklamın hedef aldığı tüketici kitlesinin doğru biçimde
tanımlanması, reklamın yaratıcılığına ait çalışmaların yeterli
düzeyde, titizlikle ve olabildiğince, özgün biçimde tasarlanması
gerekmektedir. Reklamın iletişim amacı bilindiği gibi tarafsız bir
iletişim değil, tam tersine üretici tarafından bilinçli olarak
yönlendirilmiş, biçimlendirilmiş bir iletişimdir.
Reklamın satış amacı kısa vadede ve uzun vadede olmak üzere iki
biçimde görülür. Kısa vadede reklam, tüketicileri motive ederek
küçük bir zaman dilimi içerisinde o mal ya da hizmeti satın almaya
ikna etmeye çalışır. Uzun vadede ise firmalar reklam sayesinde
ürettikleri mal ya da hizmeti tanıtarak, tüketiciye getireceği
avantajlar ile yararları göstererek ya da ürüne karşı talep
yaratmayı amaçlar. Reklam, ister uzun vadede, isterse kısa vadede
satış amacını taşısın, her iki durumda da ortak noktalar bulmak
mümkündür.
1. Tüketici ya da aracıya bilgi vermek,
2. Mal ve hizmetlerin tüketimini kısa ya da uzun dönemde
arttırmak,
3. Toptan ve perakendeci satıcıya yardımcı olmak,
4. Mal ya da hizmete karşı talep yaratmak,
5. Talebin yaracağı fiyat esnekliğini en aza indirmek.
Reklamın Önemi
Reklamın önemini:
A- Genel ekonomik açıdan,
B- Tüketici açısından,
C- İşletmeler açısından, incelemek yerinde olacaktır.
A) GENEL EKONOMİK AÇIDAN REKLAMIN ÖNEMİ:
Marka ve reklamı kullanmaktan vazgeçen sosyalist ülkelerin
uygulamasına baktığımızda, reklamın önemi açıkça göze çarpar. B
ülkelerde daha sonra reklam ve marka kullanma özendirilmiştir. Bu
nedenle eski politika terkedilmiş ve reklamın kullanımını içeren
yeni politika uygulamaya konmuştur. Reklamın ekonomik açıdan
önemini görmek amacıyla bu politikaların incelenmesi yararlı
olacaktır.
Reklam kullanıldığı takdirde, yeni mamullerle ilgili bilgiler kısa
sürede yayılır ve böylece yenilikler özendirilir. Oysa bu tip
ülkelerde eski politikaya göre yeni mallar için genel talebi
reklamla etkilemek mümkün olmadığından, yeni mallar icat etmek
için özendirici etmenlerde oluşamamaktadır.
Tüketicilerin zamanından ve emeğinden tasarruf sağlayacak ve
memleketin kıt kaynaklarını koruyacak etkin bir pazarlama sistemi
reklamın kullanılması ile imkan dahiline girer.
Marka kullanım olayının başlaması ile üreticiler kalite
kontrolünde daha titiz davranmak zorunda kalmışlardır. Yukarıda
belirttiğimiz nedenlerden dolayı sosyalist ülkeler şimdi “self
service” mağazalarını kullanarak daha fazla malı daha az emekle
dağıtmaktadırlar.
Reklamın ekonomik kalkınmaya en büyük yardımı, yeni ve
geliştirilmiş mamüllerin ve bunları üretecek tesislerin meydana
çıkması için gerekli araştırma ve geliştirmeye yatırım yapılmasını
özendirmesidir. Yeni bir mamulün piyasaya sürülmesinde önemle
gözetilmesi gereken konulardan biri bu işin karlı olup
olmayacağını ve her şeyden evvel yatırımın karlı hale gelmesi için
ne kadar zamana gereksinim duyulduğunu saptamaktır. Özellikle
mamulün kitlesel olarak imal edildiği ve satıldığı durumlarda
reklamın rolü son derece önemlidir. Eğer mamul veya mamülde
yapılan değişiklikler iyi ise tüketiciler ya ağızdan ağıza ya da
yüzyüze satış veya tutundurma faaliyetleri aracılığıyla er geç
duyulacaktır.
Ancak ulusal bir piyasa yeni bir mamülü bu şekilde tanıtmak pek
çok zaman alacak ve bu sürede de yeni fabrikanın üretim nisbeten
az kar getirici olacak dolayısıyla yatırımın amortismanı
gecikecektir. Daha da kötü bir olasılık geçen zamanın rakiplere,
benzeri mamülleri piyasaya sürmeleri fırsatını vermesidir.
Halbuki reklam sayesinde yeni mamul dağıtıma hazır olur olmaz
derhal tanıtılabileceği için üretimi tam kapasitede yürütmek
dolayısıyla üretim karlarını azamiye çıkartmak ve yatırımı sürekli
bir şekilde verimli kılmak mümkündür. Bir yatırımı en çok
özendiren şey yakın gelecekte kar vaadetmesidir. Reklamın malı
çabuk tanıtması özelliği hem yatırımın yapıldığı anla, kazanç
getirmesi zamanı arasındaki süreyi kısaltmakta hem de kar etme
olasılığını arttırmaktadır.
Kitlesel üretimde şiddetli rekabet ve gelişen teknoloji nedeniyle
pazarlar ve mamuller gittikçe daha belirsiz bir niteliğe
bürünmekte böylece gerekli reklamın önemi de artmaktadır. Modern
bir sanayi kuruluşuna yapılan yatırımın büyük tutarlara erişmesi
kuruluşun tam kapasite ile bir an evvel çalışmasını gerektirir.
Aksi halde tam yatırımcı hem de ulusal kaynaklar etkin bir biçimde
kullanılmadığı için zarar görebilecektir. Sonuç olarak ekonomik
sistem ne olursa olsun reklam her durumda mevcut bütün mal hizmet
türlerini tüketicilere tanıtan, bunların ne olduğunu bildiren ve
tüketicilere harcamalarında tutarlı bir seçim yapabilmesi için
gerekli olan diğer bilgileri veren etkin bir haberleşme aracıdır.
B) TÜKETİCİ AÇISINDAN REKLAMIN ÖNEMİ:
Firma açısından olduğu kadar, reklama maruz kalan tüketici
açısından da reklamın önemi büyüktür. Tüketici reklamı bilgi
kaynağı olarak kullanılmaktadır. Reklam yoluyla tüketici pazarda
neyin bulunduğunu, satın alma gücünü nasıl değerlendireceğini ve
hatta sunulan seçenekleri kabul veya red özgürlüğünü kullanmayı,
öğrenebilmektedir. Ayrıca tüketici açısından reklam, zaman
tasarrufu sağlayan bir araç olarak önem taşır.
Toplumun ekonomik ve sosyal gelişmesine paralel olarak tüketicinin
bilgi ihtiyacı ve bu bilgiyi elde etmek için harcanan zaman
gittikçe önem kazanmaktadır. Reklam tüketicinin hızlı ve ucuz bir
biçimde bilgi edinme ihtiyacını karşılayarak hizmet
verebilmektedir. Bundan başka tüketici reklamı yapanın kalite
göstergesi olarak da kullanmaktadır.
C) İŞLETMELER AÇISINDAN REKLAMIN ÖNEMİ:
İşletmeler açısından reklamın öneminin üzerinde durmadan önce
piyasa mekanizması veya pazar adını verdiğimiz, alıcı ve satıcının
karşılaşabildiği organizasyondan bahsetmek yerinde olacaktır.
Piyasa mekanizması, piyasa koşullarını içine alan kapsayıcı, bir
kavramdır. Pazarları farklılaştıran belirleyici unsun ise
rekabettir. Rekabet unsurunu dikkate alarak pazarları
incelendiğimizde iki farklı ekonomik örgütlenme uç örnekler olarak
karşımıza çıkar, uç örnekler olarak karşımıza çıkar. Uç örnekler
“tekel” ve “tam rekabet” biçimleridir. Fakat bu biçimlerin
gerçekte çok az örneklerinin yaşandığını görmekteyiz.
Yaşamdaki ekonomik örgütlenmeler ise bu uç örnekler arasında bir
yerde bulunmaktadır. Oligopol adı verilen, bazıları çok büyük
olabilen az sayıdaki firmanın egemen olduğu bir ekonomik
örgütlenme başta Amerika’da olmak üzere pek çok ülkede ve
Türkiye’de gözlenmektedir. Geleneksel olarak rekabete yakın
koşulların egemen olduğu piyasalarda, reklam faaliyetlerinin
yoğunluğu bir hayli düşüktür. Buna karşın az sayıda firmanın
egemen olduğu oligopol piyasalarında, satış maliyetleri toplam
maliyetin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Burada reklam
faaliyetlerinin yoğunluğu dikkat çekicidir. Böylesi bir piyasada
var olan firmalar satış gayretine ve özellikle reklama büyük
meblağlar ödemek durumundadırlar.
Firmalar, piyasa payını koruma stratejisini benimseyince fiyat
dışı rekabet adı verilen bir takım politikalar önem taşımaktadır.
Firmalar büyüdükçe ve piyasa payları arttıkça daha çok reklama
başvurmaktadırlar. Firmalar açısından tüketiciye ulaşmanın en
verimli, en hesaplı yoludur. Reklam rekabet unsurunun en belirgin
ögesidir. Ve yine reklam satışları arttırıp üretim kapasitesini
genişletir ki bu da firmaların büyümeleri anlamını taşımaktadır.
Reklamın Etkileri
Reklamlar gündelik yaşantımızın adeta bir parçası durumuna
gelmişlerdir. Bu durum, reklamın, ekonomik, toplumsal etkileri ve
yararlı olup olmadığı tartışmalarını da beraberinde getirmiştir.
Reklam üzerindeki bu tartışmalara ekonomistler, işletmeciler,
pazarlamacılar, reklamcılar vb. yanı sıra siyasetçiler,
tüketiciler, sosyologlar, psikologlar, tıp adamları vb.nin de
katıldıkları görülmektedir. Sonuçta da reklamın denetlenmesi,
sınırlandırılması ve hatta zaman zaman yasaklanması dahi söz
konusu olabilmektedir.
Reklam yoluyla insanların doğal arzularının tahrip edildiği,
gereksinim duymadıkları şeyleri satın almaya yönlendirildikleri,
gereksinim duydukları ürünler hakkında ise yanlış
bilgilendirildikleri, duygularıyla oynandığı, reklam
bombardımanıyla bıkkınlık yaratıldığı, ekonomik kaynakların boşa
harcandığı, reklamın maliyetleri arttırdığı ve dolayısıyla fiyat
artışlarına neden olduğu, ağır reklam giderleri nedeniyle yeni
işletmelerin pazara girme özgürlüklerinin engellendiği ve taraflı
reklamlarla belli marka ürünlere bağımlılık yaratılarak rekabete
yer vermeyen pazar durumları sonucu tekelleşme yaratıldığı vb.
ileri sürülmektedir.
Buna karşılık reklamın talep yaratarak ve var olan talebi
arttırarak üretim artışına neden olduğu, ve bunun bir sonucu
olarak da istihdamın ve refah düzeyinin yükselmesine, diğer bir
sonucu olarak birim maliyetlerini düşürerek ve rekabet ortamını
canlandırarak fiyat indirimlerine yol açtığı, yeniliklerin
çoğalmasına, ürün türlerinin artmasına, kalitenin yükselmesine
katkıda bulunduğu, tüketicilere çeşitli alternatifler arasından
seçim yapma olanağı verdiği, bilgilendirici ve eğlendirici olduğu
da bir gerçektir.
Reklama getirilen en önemli eleştirilerden biri de sosyal gruplar
arasında kıskançlık yarattığı ve bu kıskançlığı körüklediğidir.
İşsiz ve dar gelirli insan sayısının yüksek olduğu ülkemizde lüks
tüketim mallarının reklamlarının yapılması toplumsal açıdan
sakıncalı bulunmaktadır. Oysa bu tür ürünlerin reklamı yapılsın ya
da yapılmasın sosyal gruplar arasındaki farklılıklar her zaman
olacaktır. Bunun yanı sıra reklamın sosyal gruplar arası refah
farkını azaltıcı etkileri olduğu da yadsınamaz bir gerçektir.
Reklamın kültürü ve dili yozlaştırdığı, çocukları olumsuz yönde
etkileyerek gerçekte gereksinimleri olmayan ürünlere yönelttiği,
anne ve babaları zor durumda bıraktığı, kötü beslenme
alışkanlıkları yaratarak sağlıklarını bozduğu, onların doğal
saflıklarını ve bağlılık duygularını istismar ettiği, reklamda
kadın unsurunun ise ya sadece cinsel obje ya da ev hanımı şeklinde
kullanıldığı, ev işinden başka bir şeyden anlamayan bireyler
olarak sunuldukları da ileri sürülmektedir.
Bu tür eleştirilere karşılık olarak reklamcılar da kendilerini
şöyle savunmaktadırlar; reklam ana işlevi gereği anlaşılır olmak
zorundadır. Bu nedenle reklamda halkın konuştuğu dile yer
verilmelidir. Reklamdaki kelime oyunları ise, reklamı canlı ve
eğlendirici kılma amacıyla yapılmaktadır. Çocukların reklamdan
etkilenmeleri ise kısa süreli ve geçicidir. Çocuklar reklamlardan
çok yaşıtlarından, mağaza vitrinlerinden, market raflarındaki
çekici ambalajlı ürünlerden vb. etkilenmektedirler ve
çevrelerindeki büyüklere, aile bireylerine özenme çocuklarda istek
yaratan unsurlardır.
Çocukları istismar etmeye yönelik reklamlar zaten bütün dünyada
olduğu gibi ülkemizde de çeşitli düzenlemelerle denetim
altındadır. Çocukların beslenme alışkanlıkları ile ilgili esas
sorun ise, reklama değil aileye ve eğitim sistemine aittir.
Reklamda kadın unsurunun kullanılması ise, özellikle tüketim
ürünlerinin satın alınmasında marka tercihini ve alış verişi
yapanın ev kadını olmasından kaynaklanır.
Reklam yararlıdır ya da zararlıdır diye kesin bir yargıya varmak
yanlıştır. Bu durum adam öldürdü diye katili değil, silahı
yargılamaya benzer. Çünkü reklam bir araçtır ve onu iyiye ya da
kötüye kullanmak bizlerin elindedir. Uyuşturucu ile mücadele, aile
planlaması, trafik eğitimi, çevre temizliği, okuma alışkanlığı vb.
pek çok sosyal kampanyanın başarıya ulaşmasında reklamın ne kadar
önemli bir rol oynadığı göz ardı edilmemelidir.
O halde reklamcı ekonomik sorumluluğunun yanı sıra toplumsal
sorumluluğun da bilincine vararak, mesleğine saygınlık kazandırmak
ve bunu devam ettirmek üzere uzun vadede toplumun yaşam kalitesini
yükseltici yönde uğraş vermelidir. Bunu yaparken de toplum
koşullarına uygun, çağdaş toplumsal ve ahlaki sorumluluk düşüncesi
geliştirmesi ve uygulaması kaçınılmaz olacaktır.
Destekleyenler : mırc
mirc
18 oyunlar
kadınlar
kadınlar varmısın yokmusun selena oyunu Canlı Tv
sohbet
chat
chat
chat
diziler
facebook
kadin
Sohbet Odalari
chat xvideos , redtube , sikiş , 89 ankara nakliyat
ankara nakliyat
ankara nakliyat
ankara nakliyat sohbet
chat
Mynet sohbet sohbet
Chat
Chat
Forum
Hosting
Saç Dökülmesi Aşk sözleri
Burçlar
Güzel Sözler msn
msn resimleri
bedava oyunlar
bedava msn ifadeleri mirc
Sohbet islami chat teknoloji
icatlar
buluşlar
teknoloji ve tasarım Msn İndir
Msn
Msn Resimleri emo resimleri
punk resimleri
rock resimleri
gothic resimleri
indirmeden film izle
sigaranın zararları
sağlık
film seyret
komik videolar
sohbet yemek tarifleri
oyun hileleri
oyun hileleri
kraloyun
rüya tabirleri
arabalar
cep telefonu
nickler
knight online
komik şeyler
Garip Olaylar
indir
Forumbeta
Çarkıfelek
Trgamer Sohbet
Muhabbet
Mirc
radyo
LiseLi KızLar
yeni oyunlariyinet seo yarışmasıÇocuk Oyunları Aşk Şiirleri
Sohbet
Chat
Şiir
Güzel sözler
Aşk Şiirleri
indir
program indir redtube sohbet
sohbet
sohbet
program download
forum
radyo dinle inşaat
ayna sex burç
kanser Yonja
Netlog
miRC indir
çet
Sohbet
Sohpet porno
porno resimler
oyunlar
betsson24
betsson
çocuk oyunları
ünlü resimleri
bebek resimleri
fx15
fx15
fx15
İç Giyim
laptop
zayıflama
fx15
alışveriş
diyet giyim
hazır giyim
web tasarım
videolar
video izle
erotik
redtube
Youporn
pornhub
|